Bir kaç gün önce yaşadığım soğuk algınlığı-uçuk ikilisinden sonra dün içtiğim kahveden muhtemelen zehirlenerek enterit olma şerefine eriştim. Yatamıyorum kalkamıyorum yemek yiyemiyorum su içemiyorum. Bir daha gloriajeansten kahve içersem ne olsun. Yani başıma daha ne gelebilir ki değil mi :))))
Bu arada konuyla tamam alakasız olarak Lars von Trier abimiz dizi çekecekmiş!

Bugün şu uzun zamandır çalışamadığım meşhur tıpdil sınavı vardı. Çıkışta sevgilimle beraber sinemaya gittik ve sonunda Lucy’i izleyebildim. Film boyunca koltuğumdan hafif sarkmış vaziyette ve ağzı açık bir şekildeydim. Resmen kurgusu burada da bilimi nerede dediğimiz bilim kurgulara ders verir nitelikteydi. Old boy abiyi de oynatmaları efsane olmuş. Skarlet abla seni zaten seviyoruz. Sanırım bu filmi birkaç kez daha izlerim.

Hastalıktan ölüyorum. Çok mutsuzum. Pazar günü ingilizce sınavım var, tamamen benden bağımsız sebeplerle hiç çalışamadım ve geçebilmem için çok büyük bir mucize lazım. Bu şartlar altında yemişim diyeti ya erkek arkadaşıma mesaj atıyorum gelirken marketteki tüm abur cuburları alsın gelsin. Çok acilen verdiğim kiloların hepsini almam lazım, o zamanlar şişman ve mutluydum.

Bugün anladım ki herkesin hayatının arka planında çalan bir arabesk şarkı varmış.

Hayatın beni ittiği tek yön uzaklar, daha uzaklar. Başka şehirler değil artık, başka ülkeler.

Eskişehir bana göre Türkiye’nin en güzel şehri. Tartışmaya bile girmem. Şehre geldiğim andaki yuvama gelmişim hissinin başka bir açıklaması yok.

Yazın sadece tatile gittiğim bir haftasından hoşlanıyorum. Denize girmediğim zamanlarda yaz mevsimi benim için bir hiç. Denize girmem de güneşin canımı yakması yüzünden sınırlanıyor.

Canımı yakmak demişken kaybolup giden hayaller de canımı yakıyor öyle. Benim çok cici hayallerim vardı. Sadece çok yanlış insanlarla paylaştım. Şimdiyse daha ufak hayallerim var. Daha kısa zamana hitap eden iyi ve kötü hayaller. Mesela sevgilimle tatile gitmek istiyorum ama resmen okul-sınavlar-yetişmem gereken sorumluluklar üçgeninden sıra gelmiyor. Kötü hayaller daha fena. Birilerine zarar vermek, canını yakmak ve hayal kırıklığına uğratmakla alakalı. Sonra sevgilim hasta oluyor mesela, hem de ben yanında yokken ve ben burada önemli bir şeyi var mıdır bilemeden çıldırıyorum. Sırf yanında olup ağrısını kesemediğim için bile kendime kızıyorum.

Hayatım bana yabancılaşıyor son zamanlarda o kadar yorulmuşum ki ne olursa deyip arkama bakmadan başkalarının karar vermesine izin veriyorum. Ben sadece sonuçlara bakıp sinirleniyorum. Karar verdiğim zamanlardaysa hiç ben değilim. Çok hızlı değişip yeni bir bene evriliyorum ve yeni beni görmekten korktuğum için karar vermekten çekiniyorum sanırım. Son zamanlarda aldığım kararlar ahlaktan ve terbiyeden yoksun, oldukça bencil. Her toplumsal değer benim için daha flu artık. Sevgi daha anlamsız. İnsanlar daha önemsiz. 

Bak artık ne istediğimi bilmiyorum. Rüyalarım bana bambaşka şeyler söylüyor. Uzun zamandır kesin olarak istediğim tek şey gitmek ve dönmemek. Bavuluma neler koyacağım belli değil ama koymayacaklarım belli. Sırf kendimi bırakamadığım için gidemiyorum. Bir de borçlu olduğum için.

Hayat ve ben çok farklı yönlere akıyoruz.