Tus hazırlıkları sonunda başladı. Çok yoğun bir haftanın ardından hafta sonu dershane olması beni bitirdi. Tüm omurgam sızlıyor ve sekiz saat dersten sonra beynimden duman çıkıyor. Ders çalışmam lazım ama tek istediğim şöyle bol kestaneli bol kremalı koca bir dilim pasta ve tabii ki sevgilimin mesaide değil yanımda olması. Hayaller Leydi D. gerçekler Emine Erdoğan.

Koskoca üniversite hayatımda ilk defa sözlüden 90 yazılıdan 92 alarak (kıytırık dersler hariç) 91le yani AA ile staj geçtim. Darısı kardiyoloji ve genel cerrahinin başına inş.

Süper ötesi bir sınav geçirmekteyim.
Hoca : Söyle bakalım Ece, bu BT mi MR mı?
Ece : BT hocam.
Hoca : Nereden anladın?
Ece : Üzerinde öyle yazıyor :))))))

How i met your mother’ın alternatif sonunu izledikten sonra o kadar sezonu izlediğime pişman olmadım, çünkü gerçek sonu çok kötüydü. Klasik mutlu son bile daha iyi olmuş.

Bugün anladım ki herkesin hayatının arka planında çalan bir arabesk şarkı varmış.

Hayatın beni ittiği tek yön uzaklar, daha uzaklar. Başka şehirler değil artık, başka ülkeler.

Eskişehir bana göre Türkiye’nin en güzel şehri. Tartışmaya bile girmem. Şehre geldiğim andaki yuvama gelmişim hissinin başka bir açıklaması yok.

Yazın sadece tatile gittiğim bir haftasından hoşlanıyorum. Denize girmediğim zamanlarda yaz mevsimi benim için bir hiç. Denize girmem de güneşin canımı yakması yüzünden sınırlanıyor.

Canımı yakmak demişken kaybolup giden hayaller de canımı yakıyor öyle. Benim çok cici hayallerim vardı. Sadece çok yanlış insanlarla paylaştım. Şimdiyse daha ufak hayallerim var. Daha kısa zamana hitap eden iyi ve kötü hayaller. Mesela sevgilimle tatile gitmek istiyorum ama resmen okul-sınavlar-yetişmem gereken sorumluluklar üçgeninden sıra gelmiyor. Kötü hayaller daha fena. Birilerine zarar vermek, canını yakmak ve hayal kırıklığına uğratmakla alakalı. Sonra sevgilim hasta oluyor mesela, hem de ben yanında yokken ve ben burada önemli bir şeyi var mıdır bilemeden çıldırıyorum. Sırf yanında olup ağrısını kesemediğim için bile kendime kızıyorum.

Hayatım bana yabancılaşıyor son zamanlarda o kadar yorulmuşum ki ne olursa deyip arkama bakmadan başkalarının karar vermesine izin veriyorum. Ben sadece sonuçlara bakıp sinirleniyorum. Karar verdiğim zamanlardaysa hiç ben değilim. Çok hızlı değişip yeni bir bene evriliyorum ve yeni beni görmekten korktuğum için karar vermekten çekiniyorum sanırım. Son zamanlarda aldığım kararlar ahlaktan ve terbiyeden yoksun, oldukça bencil. Her toplumsal değer benim için daha flu artık. Sevgi daha anlamsız. İnsanlar daha önemsiz. 

Bak artık ne istediğimi bilmiyorum. Rüyalarım bana bambaşka şeyler söylüyor. Uzun zamandır kesin olarak istediğim tek şey gitmek ve dönmemek. Bavuluma neler koyacağım belli değil ama koymayacaklarım belli. Sırf kendimi bırakamadığım için gidemiyorum. Bir de borçlu olduğum için.

Hayat ve ben çok farklı yönlere akıyoruz.